kentsel ekoloji

25 Feb 2009

açık yeşil alanlar ve kentsel ölçekteki formlar ile yeniden enerji üretimi

Kategori: diyagram, proje — Etiketler:, , , , , , , , , — tercanme @ 09:45

Sürdürülebilir kentsel gelişme stratejilerinin açık-yeşil alanlar ya da ekolojik kaynaklar üzerindeki etkisi ya da rolü üzerine yapılan araştırmalar irdelenirse, kaynak ve enerji kullanım biçimlerindeki değişimlerin kentsel/kırsal ekolojik yaşama ortamları enerji ve açık-yeşil alan kullanımları üzerinde etkin olduğu anlaşılmaktadır.

Kentte yoğunluğun çok yüksek olmasının tek nedeni göç değildir, aynı zamanda insanlar yaşama alanlarını arttırmak istedikleri için konut alanlarının yoğunluğunu artırmaktadırlar Kentte geleceğe dönük açık-yeşil alan sistemi plânlama ilkelerinin sürdürülebilir kentsel gelişme potansiyel ve dinamikleri açısından kestirilmesi yenilenebilir enerji kullanımı ve kentsel arazi kullanım düzeni ve kentsel formlar üzerinde açık-yeşil alan kullanımlarının etkin olması üzerine odaklanılmıştır.

Belirlenen format ve şablonlar sayesinde düzenlenebilecek Haliç kıyısındaki kent parçasının , yoğunluğa karşı tavır alınarak bölümlenmesi ,kategorize edilerek kamusal ,spor ve enerji parklarına dönüştürülmesi öngörülmüştür. Bu sayede insan tarafından yaratılan doğadan farkı olmayan kentlinin ve doğanın gücünü kullanarak bir enerji üretim ve depolama alanı yaratılabilir.

Otoyol ve Piknik ya da Varolan Sistemin Potansiyelleri

İstanbuldaki piknik yapma kültürü, mangal kültürü 2006da Mine Kırıkkanatı çok rahatsız etmiş, sonra bu rahatsızlığını dile getirmenin en yanlış üslubunu seçtiği için köşe yazarlığından olmuştu. Bu üslubu da içinde yaşadığı ve savunduğu kültürün ayrımcı köklerinden almıştı. Kendi konut alanlarının çevresinde piknik yapma imkanı bulamayan, kendi kırsal köklerinden henüz daha kopamamış, ve şehirde kamusal alanda davranış pratiklerini inceltememiş bir köylü kentli kesimi, bir sosyolog olarak dilediğimizce eleştirip karalayabiliriz, burun kıvırabiliriz…

 

Ama onlar hala aynı şekilde piknik yapmaya devam ederler. Ve daha radikal bir şekilde otobanda piknik yaparlar. Sesini duyurmanın ve neye ihtiyacın olduğunu anlatmanın daha çılgınca bir yolu var mı? Aslında eylem ya da ses duyurmak gibi bir dertleri de yok. Çok pratik bir sebep, sıkışık konut  alanlarının içerisinde yeşil bir alan bulamıyorlar ve otobanın kenarında, saatte 100km giden arabalara karşı toz duman gürültü içinde piknik yapıyorlar…

 

Yoğun yapılaşmanın olduğu, İstanbul’un en büyük arterinin içinden geçtiği Halıcıoğlu ve Sütlüce, Çağlayan, Okmeydanı bölgesinde bir park yapılabilecek alan bulunamıyor. Bir yandan belediye yeni yollar, yeni kavşaklar yapıyor ve parklar ve bahçeler müdürlüğü de bu kavşakları ağaçlandırma çiçeklendirme için kaynakların büyük bölümü harcanıyor. Ama arasından yol geçen yeşillik parçaları sağlıklı bir şekilde kullanılmıyor.

 

İdeal olan çözüm konut alanları arasında yaratılacak yeşil alanlar, parklar ve bahçeler. Fakat mevcut yoğun yapılaşmanın buna izin vermemesiyle alternatif çözümler düşünülebilir. Kullanılamayan kavşak arasında kalan büyük parçalarla yol kenarındaki parçaların yeniden yorumlanabilecek üst geçitlerle ve üst örtülerle örtülmesi, burada oluşturulacak park alanına konut alanlarından geçişlerin verilmesi ve seçilecek bölgenin ihtiyaçlarına göre fonksiyonların yerleştirilmesi projenin kapsamında.

 

‘Otoyol’ ve ‘piknik’in bir arada varolmasıyla ortaya çıkan sorunları, hava kirliliği, ses kirliliği ve görüntü kirliliği piknik alanında ortadan kaldırılması tasarım problemidir. Algıya ilişkin yapılacak çalışmalarla konut bölgesinde yaşayan bir yayanın otobanı hissetmeden ulaşabileceği ve dinlenebileceği bir park olmalıdır bu. Gürültüyü ve egzoz dumanının en aza indirilmesi üst örtülerin ve diğer parçaların çevresine önerilecek strüktürlerin ana belirleyicisi olucaktır. 

 

20 Feb 2009

kentlerde ulaşım ağları ve oluşan etkileşim alanları

Kategori: Uncategorized — Etiketler:, , , , , — bengii @ 03:51

Kentler için yaşanabilirlik, kentte yaşayanların günlük yaşam içinde ihtiyaç duydukları sağlıklı çevresel şartların ve yaşam kalitesinin karşılığı olmalıdır.

Kentlerin giderek büyümesi ve çalışma alanları ile yaşam alanlarının birbirinden uzak yapılandırılması, insanların günün uzun bir bölümünü, ulaşım için yollarda geçirmesine neden oluyor. Özellikle de kent trafiği, işe gidiş ve işten dönüş saatlerinde oldukça yoğunlaşıyor. Ulaşımın sürekliliğinin olmaması, bu yoğunluğun giderek artmasına, yaya ve taşıt trafiğinin kesiştiği noktalarda da duraksamasına neden oluyor. Bu kesişimler kente nasıl dönebilir? Nasıl etkileşim alanları oluşturabilir?

Ulaşım ağlarını sağlayabilmek için, kentte fraktal geometri sistemi kullanılabilir. Fraktal, parçalanmış, bölünmüş, kırıklı anlamına gelir. Fraktal sistemi nasıl giderek daha küçük parçalara ayrılıyor ve ayrıldıkça da yine aynı parçaları veriyorsa kent de aynen böyle olabilir. Peki bunun sonucunda her insanın kendine ait bir kenti oluşabilir mi?

 

esra çanakkale – bengi yurtsever

WordPress.com'dan blog alın.