kentsel ekoloji

25 Feb 2009

Otoyol ve Piknik ya da Varolan Sistemin Potansiyelleri

İstanbuldaki piknik yapma kültürü, mangal kültürü 2006da Mine Kırıkkanatı çok rahatsız etmiş, sonra bu rahatsızlığını dile getirmenin en yanlış üslubunu seçtiği için köşe yazarlığından olmuştu. Bu üslubu da içinde yaşadığı ve savunduğu kültürün ayrımcı köklerinden almıştı. Kendi konut alanlarının çevresinde piknik yapma imkanı bulamayan, kendi kırsal köklerinden henüz daha kopamamış, ve şehirde kamusal alanda davranış pratiklerini inceltememiş bir köylü kentli kesimi, bir sosyolog olarak dilediğimizce eleştirip karalayabiliriz, burun kıvırabiliriz…

 

Ama onlar hala aynı şekilde piknik yapmaya devam ederler. Ve daha radikal bir şekilde otobanda piknik yaparlar. Sesini duyurmanın ve neye ihtiyacın olduğunu anlatmanın daha çılgınca bir yolu var mı? Aslında eylem ya da ses duyurmak gibi bir dertleri de yok. Çok pratik bir sebep, sıkışık konut  alanlarının içerisinde yeşil bir alan bulamıyorlar ve otobanın kenarında, saatte 100km giden arabalara karşı toz duman gürültü içinde piknik yapıyorlar…

 

Yoğun yapılaşmanın olduğu, İstanbul’un en büyük arterinin içinden geçtiği Halıcıoğlu ve Sütlüce, Çağlayan, Okmeydanı bölgesinde bir park yapılabilecek alan bulunamıyor. Bir yandan belediye yeni yollar, yeni kavşaklar yapıyor ve parklar ve bahçeler müdürlüğü de bu kavşakları ağaçlandırma çiçeklendirme için kaynakların büyük bölümü harcanıyor. Ama arasından yol geçen yeşillik parçaları sağlıklı bir şekilde kullanılmıyor.

 

İdeal olan çözüm konut alanları arasında yaratılacak yeşil alanlar, parklar ve bahçeler. Fakat mevcut yoğun yapılaşmanın buna izin vermemesiyle alternatif çözümler düşünülebilir. Kullanılamayan kavşak arasında kalan büyük parçalarla yol kenarındaki parçaların yeniden yorumlanabilecek üst geçitlerle ve üst örtülerle örtülmesi, burada oluşturulacak park alanına konut alanlarından geçişlerin verilmesi ve seçilecek bölgenin ihtiyaçlarına göre fonksiyonların yerleştirilmesi projenin kapsamında.

 

‘Otoyol’ ve ‘piknik’in bir arada varolmasıyla ortaya çıkan sorunları, hava kirliliği, ses kirliliği ve görüntü kirliliği piknik alanında ortadan kaldırılması tasarım problemidir. Algıya ilişkin yapılacak çalışmalarla konut bölgesinde yaşayan bir yayanın otobanı hissetmeden ulaşabileceği ve dinlenebileceği bir park olmalıdır bu. Gürültüyü ve egzoz dumanının en aza indirilmesi üst örtülerin ve diğer parçaların çevresine önerilecek strüktürlerin ana belirleyicisi olucaktır. 

 

19 Feb 2009

Dönüşümsüz Doğa / Dönüşümlü Kent

Kategori: Uncategorized — Etiketler:, — altayaltun @ 21:13

 

 

Dönüşümsüz Doğa

 

Tarafsız,bedenimizden sıyrılmış bir yabancı olarak dünyayı gözlemleyip üstünde

analizler yapabilseydik insan ve doğa arasındaki ilişkiyi nasıl tanımlardık?

 

–Birbirlerinden ayrı mı düşünürdük?

–Bir bütünün parçaları mı olurdular?

–İki ayrı bütünler midirler?

 

–Canlı tanımını nasıl yapardık?

 

{uyartı – cevap}

{His}

{Estetik}

{Büyüme,Değişme}

 

Bir organizma makineleşebileceği gibi bir makine de organizmalaşa bilir.

 

Dolayısı ile bizden kopuk bir gözlemci için bir orman ile büyük bir kenti birbirinden ayıranlar neler olurdu?

 

Dönüşüme Dahil olmak

Dönüşüme Dahil olmamak

 

İnsan ve ürettiklerini çevresinden ayıran özellik bir dönüşüme dahil olmamalarıdır.

 

Bu ciddi farklılık tarafımızca reddedilmez fakat Dünya’ya aidiz

diyebilmemiz için bu gereklidir.

 

IRK olarak kendi dönüşümlerimizi oluşturmalı ya da doğanınkilere dahil olmalıyız.

 

Yaşam alanlarımızın yeniden tanımlanabilmesi, sınırlarını keskin bir biçimde çizmesi

Doğadan ayrık bir dönüşüme kendisini dahil edebilmesi ve sonrasında kent olarak tanımlanması gereklidir.

 

 

WordPress.com'dan blog alın.